Kategori: yaşam

Hastane ve Ameliyat

2 senedir hastaneler ile tahlil yaptırmak dışında işim olmadığı için bünye özledi sanırım perşembe günü fena ağrılarla kendimi acilde buldum.. Hastaneye girerken teyzeme “ya özlemişim azıcık yatsam da dinlesem mi?” demiştim ama sadece şakaydı. Doktor gerçekten yatıralım dedi toplam 3 kere. Yetmedi sekreteri aradı Özge Hanım yatmanız gerekiyor diye. Ben ne yaptım? Yatmadım kaçtım 🙂

Mektup Arkadaşlığı

Çok nostaljik değil mi? Günümüz teknolojisinde ya ne gerek var e-mail varken diyenleri duyar gibiyim. Öyle değil işte. O kadar basit değil 🙂 Bir kere kendi el yazınız, belki parfümünüz sizden bir parça gidiyor sevdiklerinize. Benim ilk ve son mektup arkadaşım benden bir yaş büyük halamdı. Biz küçükken sürekli mektuplaşırdık. Renkli renkli zarflar çiçekli böcekli

Alışveriş Merkezleri

Kimine göre çok büyük kolaylık olan alışveriş merkezleri günümüzün en sık ziyaret edilen tüketim yerleri. Giyecek veya yiyecek alışverişi, sinema, oyun salonu, eğlence yada yemek için bol alternatifli insanlar tüketim yapsın amacıyla kurulmuş büyük devasa yapılar. Evet bende çok ziyaret eder bütün işlerimi tek seferde hallederim. Ama konu bu değil. Alışveriş merkezlerinde beni delirten sinirlendiren

Yolda kalmak ve Çekiciler..

Yine bir vakit bulamama sendromu yaşıyorum! Gecenin 03:00’ü ne yapalım uykusuz kalalım.. Bayram tatili dedik herkes tatile gidiyor biz gitmeyelim, bir kere bayramda bodruma gittik kalabalıktan yüzmeye bile yer bulamadık bir daha bayramda hiç bir yere gitmeyiz dedik ve gitmedik. Zaten geçen hafta babalar günü için Eskişehir’deydim. Ümit yine gidelim dedi bir anlık kararla çıktık

Şeker Bayramı

  Hani hep derler ya nerede eski bayramlar? Ben demiyorum çünkü eskiden de bayramları sevmezdim. Hatta şuan biraz daha fazla seviyorum. Çünkü zoraki bayram gezmeleri kalmadı artık. Büyüdüğüm için ben gelmiyorum deme lüksüm var. Sevdiğim dönem tabi ki harçlık topladığım ve sokakta oynadığım dönemdi. Gerçi benim harçlık olayım kendi çocuğum olana kadar sürdü. Çünkü evin

Babalar Günü

Küçükken bana bir masal anlat baba şarkısını ne zaman dinlesem ağlardım.. İstem dışıydı ama ağlardım. Neden bilmiyorum büyüdüm hala gözlerim sulanır.. Benim babam bana masal okuyan, gecenin bir yarısı seslendiğimde hemen kalkıp gelen, küçükken gece tuvalete kaldıran, yemek yapan, temizlik yapan (hatta aşırı titizdir) ve normal baba kavramına uymayan bir babadır. Anormal de değildir yani,

Reklam

Klasik, her zaman yazılan Reklam yazılarından farklı olacak bu yazı. Reklam kısmına bakıyorsanız merak ettiğiniz için veya reklama ihtiyacınız olduğu içindir. Bence her şey karşılıklı olmalı diye düşünüyorum. Hepimizin reklam kısmında amacının aynı olduğunu düşünüyorum. O yüzden reklamınızı yapmamı isterseniz yaparım, sizde benimkini yaparsınız. Ücretsiz reklam için iletişime geçebilirsiniz. Herkese kolaylıklar diliyorum.

Aöf Sınavları..

Açık öğretim sınavlarını oldum olası hiç sevmem. Kendim girmediğim zamanlarda  sevmezdim hala sevmem. Çünkü nedense vaktin de bitiren yoktur. Mutlaka 6 7 sene harcanır. Harcadığın para da yanına kar kalır. Bazıları için avantaj tabi. Mesela gerçekten okumaya fırsatı olmamış çalışmak zorunda olan insanlar için ideal. Veya memur olmuş maaşını yükseltmek için girenler de mantıklı. Birde

Çadır Tatili..

Ankara’nın bu soğuk gününde gece başlayıp bir ara mola verip akşam 5’te tekrar başlayan yağmurun da bu satırları yazmak pek eğlenceli olmayacak ama yine de deneyeceğim 😉 2013 senesinde hiç daha önce hayalini kurmadığımız aklımızın ucundan  geçmeyen bir tatil yaptık. Nereye gitsek ne yapsak diye düşünürken eşim gel sadece gezelim,  bütün kahverengi tabelalara gidelim çadırda

Gold..

​Gold’um herşeyim.. Şuan hayatının belki de ikinci ağır travmasını yaşıyorsun. İlk bloğum sanaydı. Goldyaziyor diye seni konuşturuyordum. Şimdi ben seninle konuşuyorum.. Seni ilk aldığımız da barınaktan sokakta her ne yaşadıysan bier türlü atamadın üzerinden.. çok çabaladık çok uğraştık evet mutlu bir köpektin ama korkuyordun.. herşey den.. özellikle yüksek sese hala tahammülün yok.. Özüm doğduğun da