Intuos (Art) Tablet

 

Yine bir maymun iştahlılığım değilse eğer güzel işler yapmayı istediğim, planladığım elimden düşürmeyeceğimi umduğum intuos art tabletimi almış bulunmaktayım.

Aylardır ara ara araştırıp çok para yaa diye vazgeçtiğim tableti 300 400tl gibi bir indirimle daha doğrusu vatan bilgisayarda gözümle göreyim kurcalayım diye gidip fiyatını çok fazla görünce ucuz bulduğum TR toptancısından hemen öğle tatilimde gidip aldım.

Yaptığım iş ile bir alakası yok evet ama yıllardır vazgeçemediğim hobim olan resim ile alakalı. Birde bloğumda ilerleyen günlerde başlayacağım tasarım işleri ile ilgili çok işime yarayacağını düşünüyorum.

Olmadı kendim çizip kendim oynarım J

İntuos yeni serisinde 4 farklı tablet çıkardı. Grafik işe ile ilgileniyorsanız şuan piyasada ki en ünlü en kaliteli malzeme diyebilirim. Ben seçim yaparken her şeyde olduğu gibi yine terazi burcu olmamın verdiği yetkiye dayanarak karar veremeyip çok düşündüm. İlk iki ürün arasında kararsız kalmamda ki sebep en alt seviyesi Draw modeli ile Art modelinin arasında hiçbir fark olmaması, tek farkın Art modelin de dokunmatik ekran olması. Bu iyi bir şey mi? Elbette iyi bir şey. Fakat Draw modelinin kısa yol tuşlarına da parmakla yapabileceğimiz büyültme küçültme gibi hareketleri ekleyebiliyoruz.

Olmuşken iyisi olsun diye düşünüp Art modeline geçtim. Sonra dedim ki e en iyisi neden olmasın? Pro serisi çok çok pahalı olduğu için bari touch özelliği olsun ama pro olmasada olur dedikten sonra Art olanda karar kıldım.

Tabi bir de ürün yanında verdikleri program hediyeleri var. Seçimimde o konuda araştırma yaparak karar verdim. Draw olan da ki program lite versiyondu. Art olanda  Corel Painter Essentials vardı. O yüzden onu seçtim.  Kısaca özelliklerinden bahsetmeye çalışayım.

 

Intuos Draw : Dokunmatik özelliği bulunmamaktadır. Sadece kalem ile kullanılır, beyaz ve mavi renk seçenekleri mevcuttur. SMALL boyutu vardır. Yazılım hediyesi : ArtRage Lite programıdır.

Intuos Art  : Çoklu dokunmatik özelliği vardır, 2 parmak kullanılarak; büyütme-küçültme, döndürme, kaydırma yapılabilir , siyah ve mavi renk seçenekleri mevcuttur. Small ve Medium seçenekleri vardır. Yazılım hediyesi : Corel Painter Essentials

Intuos Photo : Çoklu dokunmatik özelliği vardır, 2 parmak kullanılarak; büyütme-küçültme, döndürme, kaydırma yapılabilir , siyah ve mavi renk seçenekleri mevcuttur. Yazılım hediyesi: PaintShop® Pro X8 (Win), Wacom Creative Kit by Macphun* (Mac) & Corel® Aftershot® Pro 2 (Win & Mac) Small modeli vardır.

Intuos Comic : Çoklu dokunmatik özelliği vardır, 2 parmak kullanılarak; büyütme-küçültme, döndürme, kaydırma yapılabilir , siyah ve mavi renk seçenekleri mevcuttur. Small modeli vardır. Yazılım hediyesi: Clip Studio Paint Pro and Smith Micro Anime Studio™

 

Hepsinin wireless-Kit özelliği vardır ama ayrıca satılır. Kalem yedek uçları kutudan çıkıyor, henüz kullanmadım ama denemişliğim olduğundan gayet başarılı bir ürün olduğunu söyleyebilirim.

Ben henüz poşetini açmaya kıyamadığım için sadece internet üzerinden fotoğraf ekleyeceğim, ileri ki yazılarımda bol bol göreceğiz kendisini J

Kahvem&Sigaram.4 (kısa)

Çok mutsuzum!

Tek bir çizgi bile çizemedim. Resmin r si kalmamış.

Çok yorgunum, çok uykusuzum.. ondan sebep mi acaba?

Oysa ne hayallerim vardı bugün için. Bir sürü photoshop ile yaptığım resimleri kağıda dökecektim. En iyi yaptığım işti..

İki gün soğuk su ve soğuk ice tea yüzünden boğazımda şiş. Onunda etkisi var sanırım L

Hasta ve yorgunum. Keyfim yok. Havalar cidden çok sıcak. Dayanılacak gibi değil hatta.

Keşke herkes kapısının önüne bir tas su koysa sokak hayvanları için. Ankara’da en son açılan sanırım Ankara Bulvarında sokak hayvanları yaşam alanı diye bir tabelaya denk geldim. Otoban tarzı bir yol ve üzerinde sokak hayvanları yaşam alanı var. Şaka gibi!! Ve yol kenarlarında ölmüş yavru kedi köpekler..

Hangi zihniyetle öyle bir yere “yaşam alanı” adı altında bir ölüm alanı yapmışlar ki? İnsanlar neden bu kadar acımasız? İnsanlar neden bu kadar kötü? O masumların kimseye bir zararı yok ki.. Kendilerine bile..

Keşke imkanım olsa hepsini kurtarsam sokaklardan. Hem maddi hem manevi keşke gücüm olsa. Keşke gücü olanlar yardım etse de bize sadece yol göstermek kalsa..

Bloğumdan olurda bir gün para kazanırsam söz veriyorum ilk kazancımla bir barınak ziyareti ve yardımı yapacağım. SÖZ!

Keyifsizken yazamıyorum hiç bir şey.  Evet kısa keseyim bu sefer. Umarım toparlarım 5 daha uzun daha keyifli olur.

 

İyi akşamlar.

Mentari

Ve bugün yapacağımız etkinlikteeee şaka şaka.

Gelmiş geçmiş en güzel oyuncak markasından bahsetmek istiyorum. Reklam değil yanlış anlamayın o kadar büyümedim 🙂

Çocuğunuz olsun olmasın şahsen ben kendime alıyorum sanırım bu oyuncakları. Kurması zaten ayrı bir keyif. Hiçbir ürünün kurulumunda bu kadar zorlanmadım. Ama Mentari ayrı bir dünya. En ince detaya kadar resimlerle gösteriliyor ama o kadar ince detay var ki cidden kafa patlatmak zorunda kalıyorsunuz.

Kalitesi ise tartışılmaz bile..

Hiçbir oyuncak firmasında görmedim böyle kalite. İlk aldığım ürün mutfak setiydi. Tuzluk biberliğin içine minik taş koydular sanırım tuz dökerken dökülme hissi ve sesi duyuyorsunuz.

Camlı bölgeleri ayrı korunaklı geliyor, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüşler tasarlamışlar hayran kaldım.

Mutfaktan sonra manav setini aldık. Mutfağı Ümit ile birlikte kurduk, kurulum şemasını ben çözüyorum Ümit montaj kısmıyla ilgileniyor. Sanırım gecenin bir körü başlamanın cezası kafam karıştı bir yerini ters yapınca bütün şemayı o yaptığımız tersliğe göre tekrar yorumlamak zorunda kaldık. Ondan sebep sanırım montaj tam 5 saat sürdü 🙁

Manavı tek başıma 1 saatte yaptım. En zoru şimdi aldığım evdi ama onu çok çabuk yaptım.

Elimden gelse bütün takımları alıp evin bir odasını mentari cenneti yaparım sanırım.

Bu kadar kaliteli ürünün fiyatı biraz pahalı tabi, ama büyük oyuncak toptantıcıları benim iş yerimin orada. Hepsiyle sıkı bir pazarlıkla çok ucuza alabiliyorsunuz bütün oyuncakları.

Bu son aldığım ev için sanırım 5 yeri gezdim uçuk fiyatlar içinden en iyi fiyatı verenden aldım tabi ki.

Sırada ki alacağımız ürün akülü araba olacak. Bakalım haftaya o işi de çözerim.

Babam hep oğlu olsun istemiş sanırım. Küçükken arabalar kepçeler kamyonlar. Biraz büyüdüm alet çantası tamircilik, anlatılmaz bir futbol sevgisi, futbol oynamışlığım da vardır mahalle maçları ve lisede kızlar erkeklere karşı maçlarında. Erkek olsaymışım yabancılık çekmezmişim 🙂

 

Neyse olur da bir çocuğunuz olursa veya hali hazırda varsa yada siz kendinize de alabilirsiniz , her evde mutlaka olmalı süs objesi olarak bile kullanılır, çok güzeller çok..

Biraz parçaları, biraz yapım aşamasını ve bitmiş halinin fotoğrafını çektim, ekledim. Beğenirsiniz umarım..

 

Kahvem&Sigaram.3

Bugün dükkandayım ve bol bol boş vaktim var yaşasın 🙂

Bu hafta yolda kalma maceramızdan sonra biraz yorucu geçti. İşlerde çok yoğundu, evde yoğundu, dükkanda yoğundu. Veya her şey aynıydı ben çok yorgundum.

Söylemedim değil mi? Ofpof sitesine yazıyorum. Ama normal yazılarımın hiç birini kabul etmiyorlar, özellikle saçma olmalı, insanları güldüren, biraz kalitesiz kaliteli içerik istiyorlar, müziklerden gidiyorum şimdilik ikinci yazımı bu hafta içi bir öğle tatilimi heba edip hazırladım. Merak edenler için buradan lütfen : https://ofpof.com/profil/osge-yaziyor

Babama sürpriz yaptım sudoku çok seviyor idefix kargo bedavası varken birkaç tane bulmaca kitabı aldım.

Kendim için bir güzellik yapmadım ama Özüm için çok güzel bir oyun evi aldım. Akülü araba ayırttım. İlk Barbie bebeğini aldım. Kendisi benim gibi sadece arabalarla ve topla oynuyor. Ben ilk Barbie bebeğimi ilkokul 4. Sınıfta almıştım. Sonra düşündüm ki hepsini  2008 yılında attım 🙁 hem de bütün oda takımları her şeyi vardı bebeklerin. Hiç yıpranmamış bir şekilde çöpe gittiler.

Çok kıskanç bir insanım. Ben oynamıyorsam kimse oynamasın dedim sanırım. Bencillikte var tabi hiç aklıma gelmedi yarın bir gün kızım olur ona ayırayım demedim. Babam mesela bütün çocukluk oyuncaklarımı saklamış. Özüm şimdi onlarla oynuyor 🙂 (resimler geçen seneden o yüzden Özüm biraz küçük)

 

Resim çizmeyi seviyorum, instagram da bir sürü hesap gördüm resim çizerek para kazanıyorlar. Sanırım biraz daha boş vakit bulabilirsem bende başlayacağım o işe. Mesela şuan illustrator ile sürekli düğün davetiyesi yapıyorlar paraya para demiyorlar. Bende bir yerden başlamalıyım. Maymun iştahlılığım yine zirvede yani..

Dükkanda ziyaretimize gelen pisicik Kurpiye hamile 🙂 şimdi ona bir çözüm bulmaya çalışıyorum. Dükkanda doğum yaparsa bir sürü yavru ile baş edemeyiz.

Bebek evi ve akülü araba araştırdım. Çin de her şey çok ucuz ama gümrük meselesi var. Birde tabi gelip gelmeme meselesi var. En önemlisi benim için bekleme meselesi. Çok uzun sürüyor kargolar. 2 hafta minimum. Beklemeye hiç tahammülüm olmadı. Ya sonuç kesinleşecek o şekilde bekleyebilirim. Yada beklemem. Katı kurallarım var 🙂

Uzun zamandır Ümit’le uzun yola gitmemiştik. Bayram da Eskişehir gezisi iyi geldi bize. Özüm en son 1,5 yaşındaydı tatile gittiğimizde şuan 2,5 olmak üzere. O zaman yolculuk daha farklıydı şimdi daha farklı oldu. Bebeklikten çıkıp bir bireye dönüştüğünü her hareketiyle davranışıyla gözümüze soka soka ispatlıyor. Hem çok güzel hem üzücü.. Çok çabuk büyüyor. Dur desek durmaz. Birden kocaman olacak. Kendi kararları kendi fikirleri kendi özgürlüğü olacak. Düşündükçe korkuyorum. Özellikle böyle bir devirde.. Öğretmenleri, komşuları, servis şoförü, arkadaşları hemen hemen herkes bir pedofili , seri katil, uyuşturucu madde kullanan ve ya tamamen ruh hastası olabilir. Günümüzde bir sürü 3. Sayfa haberinde gördüğümüz şeyler bunlar. İnanılmaz korkuyorum. Endişeleniyorum. Hani bir fırsat olsa şimdi çocuk yapmayın ama size istediğiniz de bu fırsatı vereceğiz deseler bu zamanda böyle bir yaşama çocuk getirmek imkansız olurdu. Ama öyle bir lüksümüz yok işte. Neyse..

Kendim için tek ders sınavına girebileceğimi öğrenip mutlu oldum. Son kalan 2 dersimi verirsem yüksek lisans bilgisayar mühendisliğine başvurabiliyorum. Çalıştığım şirket için önemli bir ayrıntı olabilir, yada takmayabilirler bilemiyorum. Ben deneyim de kararı onlar versin.

Bu hafta birde bol bol Şeymacık ile uğraştım. Ahmet Hakan köşe yazıları polemikleri, elele dergisinin çok büyük biriymiş gibi Şeymacığı kapak kızı yapmış! Ben anlamıyorum insanları.. cidden anlamıyorum böyle insanları anlamakta istemiyorum!! Uzak kalsınlar istemem. Her zaman dediğim gibi ne kadar az insan o kadar huzur.

Düşünüyorum başka ne yaptım sanırım hiçbir şey..  gece gündüz durmadan Rag’n’Bone Man – Human dinledim. Ama bu yazımı yayınladıktan sonra illustrator programını kurup kendim için bir şeyler üretmeye çalışacağım bakalım. Bugün pc benim emrimde.

Selamlar herkese,  görüşmek üzere..

 

PS: bu arada kahvem soğumadı bu sefer. Ama var olan kahvenin üzerine tekrar kahve yaparak güzelim kahvemi yine mahvettim. Sanırım gerçek anlamda kahve sigara keyfi hiç yapamayacağım 🙁

Yolda kalmak ve Çekiciler..

Yine bir vakit bulamama sendromu yaşıyorum!
Gecenin 03:00’ü ne yapalım uykusuz kalalım..

Bayram tatili dedik herkes tatile gidiyor biz gitmeyelim, bir kere bayramda bodruma gittik kalabalıktan yüzmeye bile yer bulamadık bir daha bayramda hiç bir yere gitmeyiz dedik ve gitmedik.

Zaten geçen hafta babalar günü için Eskişehir’deydim. Ümit yine gidelim dedi bir anlık kararla çıktık gittik. Babama yine bir süpriz oldu tabi. Hava şansımıza bu sefer güzeldi. Özüm için bol bahçeli keyifli bir tatil oldu. Dedesi şişme havuz hazırladı bol bol su ile oynadı, bahçeyi bilmem kaç kere turladı, top oynadı, kelebek kovaladı..

Biz temiz hava bol güneş uzun zamandır hep beraber vakit geçirmemişiz bu gittiğimiz de fark ettik. Babamın evinin yazı ayrı kışı ayrı güzel oluyor. Bir ara ümit le babam voleybol maço yaptı ben pek sportif değildim özümü kovaladım bol bol 🙂

Ağaçtan 10 kiloya yakın kiraz topladık afiyetle yedik hala yanımızda getirdiklerimiz bitmemiş her akşam yiyoruz babamın dediği gibi yarısını almışız sanırım:)

Her şey iyi hoştu salı günü 17.30 civarı yola çıktık bir yerde mola verdik bütün oyuncakları kurcaladık özüme bir şey bulamayıp kendimize puzzle alıp çıktık.

Çok değil biraz devam ettikten sonra bir patlama sesiyle irkilip sağa çektik kaputu açtık şok! Daha önce işe giderken beni yolda bırakan turbo borucuk yine patlamış. Biraz kurcaladık denedik olmadı 30km hız ile biraz daha devam ettik tekrar durduk. Ne yapsak etsek derken bir çekici geldi ;

– Abi Ankara’ya 300e götürüm dedi olmaz dedik

– 250 olsun ? yok sağ ol dedik. O sırada Özüm ağladı kucağıma aldım adam özümü görünce

– Abi tamam 200 dedi yok dedik. Ücretsiz çekiciyi çağırdık  beklemeye başladık.

Ümit japon yapıştırıcı ve Özüm’ün küçük gelen bodysi yardımıyla turbo boruyu yapıştırdı, sağlamlaştırdı tekrar yola koyulduk dedik ama 20 km üzerine çıkamadık. Bu arada ücretsiz çekici bekliyoruz hala ama gidebildiğimiz kadar gidelim derdindeyiz. Polatlı’ya kadar gittik ite kaka. Polatlı sanayi de açık bir elektrikçi bulduk bu arada saat 22:00 oldu adam bizim 1 saat uğraşıp yapıştırdığımız boruyu söktü 2 3 sprey sıktı daha iyi oldu dedi ama hiçbir şey değişmedi. Hatta daha kötü oldu hızımız 10kmye düştü hala çekici gelmedi..

En son tekrar aradığım da garanti bankasının asistans hizmetleri en yakın sanayiye çekeriz siz zaten Polatlı sanayidesiniz. Ankara’ya gidemeyiz ücretli olur dedi sinirlendik kavga ettik başka çekici aradık. Herkes dolu herkes kurnaz çıktı.

Neyse bir tanesi ile 280e anlaşıp beklemeye koyulduk yol ortasında olmaz benzinliğe gidelim dedik arka arka zor bela benzinliğe girdik  saat oldu 23.30. Özüm tabi mışıl mışıl uyuyor koltuğunda..

Benzinliğe çardak yapmışlar 6 7 genç abartılı araçlarıyla gürültü yaptıkları için Ümit tarafından uyarıldılar bebek uyuyor sessiz olun dedikten sonra biri yanımıza gelip abi yardım lazım mı? sıkıntı yok falan dedi sağ ol dedik yolladık.

Saat oldu 00.20 çekici hala gelemedi. Kahve sigara derken saat oldu 01.00 çekici geldi aracı itmek için yardıma gelen gençler Ümit’e sordular hayırdır abi diye Ümit kopan turbo boruyu gösterdi e abi niye demedin biz motorcuyuz dükkan az ilerde parçada vardı hemen hallederdik dediler ve ben araçla çekici tepesinde kala kaldım..

Şanssızlık üstüne şanssızlık derken 02.30 da eve girebildik. Özüm hala baygın şekilde uyuyordu.. Ben sabah 8:00’de işe gitmek için kalktım. Perişanlık perişanlık yani.

Ama her şeyden önemlisi hem babamla doya doya vakit geçirdik hem Özüm gerçekten 2 günlük tatil yaptı hem de emekli olduğumda yapacak iş buldum.

Kesinlikle çekici aracı alıp bu işi yapacağım! Paraya para demiyorlar yahu..

Hiç çekici tepesinde seyahat etmemiştik onu da yapmadık demeyelim bu hayatta herkese tavsiye ederim çok eğlenceli 🙂

Dizel aracınız varsa mutlaka filtrenizi kontrol ettirin. Sıfırı pahalı arızası ise paha biçilemez..